Blog Listem

28 Eylül 2011 Çarşamba

Tatilde katil

Ne zamandır Türkiye'de kız kıza tatil yapma konusunda yazmak istiyordum. Ancak kısmet oldu!

Son 6 yıldır çoğunlukla aynı kişiyle kız kıza tatillere çıkıyoruz.
Ve her tatilde başımıza öyle komik olaylar geliyor ki, yıllarca anlatılıyor , fıkralaşıyor.

Son tatilimizin bir kısmını Dalyan'da geçirdik yine aynı kız arkadaşımla. Ona K diyelim kısaca.
Biz K ile Dalyan'da çok mağdur olduk, diyeceğim odur ki, Dalyan'a kız kıza tatile gitmeyin. Hatta mümkünse hiç gitmeyin. Zira esnaf fazla arkadaş canlısı ve dostça davranıyor. Biz ki, pek te çekingen ve snob değilizdir, bizi bile bozdu bu kadar muhabbet.

Olaylardan sadece birini anlatacağım, ki bu en hafifidir, geri kalan kısmını hayal gücünüze bırakacağım.

Dalyan malum göl kenarı, yüzmek için ya arabayla, ya da limanda duran tur tekneleriyle denize doğru gitmeniz gerekiyor. Biz de ilk gün arabayla, ikinci gün tekneyle tura çıktık. Tekne turuna çıkmadan, bir restorana yanaştık, göl kenarında yiyecekleri almak için, ve biz o esnada o restoranı çok beğendik, bir akşam buraya yemeğe gelelim diye düşündük.

Tatilin ilk üç günü bize eşlik eden bir üçüncü arkadaşımız vardı, o erkekti, dolayısıyla ilk üç gün olaysızdı, biz de sıkılmıştık. Onun gittiği akşam, o gördüğümüz restorana yemeğe gidelim dedik ve ben internetten restoranın numarasını buldum, K da kendi telefonundan orayı aradı. Biz akşam size yemeğe gelmek istiyoruz, bi zahmet gelip tekneyle alır mısınız dedi. Hemen geldiler, aldılar, yemeğe götürdüler bizi.

Restoran vasat, yemekler sıradan ama manzara ve ortam güzeldi. Arada bir kerata caretta geldi, onu yengeçle besledik, resimlerini çektik falan aksiyon oldu.

Sonra kalkıp otele dönmek istedik, o esnada bizi götürecek olan teknede başka adamlar vardı, biz bekleyip sonra da gidebiliriz dedik, ama hayır onlar bizi rica minnet aynı tekneye bindirdiler. Ve otelimizin ters istikametine doğru gitmeye başladık. Teknenin geri kalanı erkek ve göl zifiri karanlık olunca, biz bile -ki deli cesareti vardır normalde bizde- korktuk.

Sorduğumuzda, önce diğer misafirleri, aksi istikametteki otellerine bırakacağımızı, sonra bizi bırakacaklarını söylediler. Biz de o esnada kaya mezarlarını görürmüşüz. Çok lazımdı kaya mezarlarının gece görünüşü diye söylenerek ve keyfimizi bozmamaya çalışarak oturduk.

Neyse, biraz gecikmeyle de olsa otelimize bırakıldık ve bir şeyler içmek için çarşının içine doğru yürüdük. Bir yarım saat sonra , restoranı aramış olduğumuz K'nın telefonuna bir mesaj geldi şu şekilde;
"Kusura bakmayın, ben ... nin sahibi ...... Sizi bu gece ..... club'ta ağırlamak isteriz. Uygunsanız buyrun" gibi bir şey yazılıydı. Her normal dişi vatandaş gibi bu mesajı yok saydık, oturmaya devam ettik. Bir süre sonra kalkıp otele döndüğümüzde , mesajı atan .... Beyi otelin kapısında beklerken bulduk. Hadi gelin sizi ..... club'a götüreyim diye ısrar etmek için. Yok kardeşim saol istemiyoruz, gelmeyeceğiz dedik uygun bir dille, o da gitti.

Bu ve bunun gibi bir çok davranış yüzünden bayağı eğlence çıktı bize tatilde. Aslında iyi oldu, özellikle benim, kafamı dağıtmaya ve eski neşeli halime dönmeye çok ihtiyaç duyduğum bir dönemdi, yöre esnafı bilmeden bu konuda yardımcı olmuş oldu.

Aslında sanırım onların suçu yok, suç hep Türkiye'nin çeşitli yerlerine tatile gelenve Türk erkeklerine bayılan yabancı turistlerde, kötü alıştırmışlar yerli halkı, her hatun yağız delikanlı sever sanıyorlar. Yine de tekliflerini kabul edip o club'a gitseydik neler olurdu diye merak etmeden duramıyor insan :) Velhasıl tatilde katil olmadan ve hatta bir sürü komik anıyla mutlu mesut döndük ya, gerisi boş. Ama şurası kesin ki; daha da gelmem Dalyan'a !


2 yorum:

NzN dedi ki...

gerçekten club club mı acaba ? :)))
eğlencelik olmuş .....

Bal Sultan dedi ki...

Evet canım, adı da sweet'miş, sonra orda herkesten duyduk, sweet popülerdir diye. Posta adını yazmadım ki google'daki abuk subuk aramalarda çıkmasın.
Aklımıza Adnan Hoca'nın 'very sweet you' isimli güzel hitabını getirdi, pek eğlendik :)