Blog Listem

30 Ekim 2011 Pazar

Fal ve hal

Başlığın konuyla hiç ilgisi yok. Evet yok. Konu Yüz:1981. Hayatımda ilk defa Mehmet Eroğlu okuyorum ve hatta adını duyalı da çok uzun zaman olmadı.

Dünden beri dörtte birini içtiğim kitaba bayıldım. 
Esas adamın hayatının kadını Nazan. (şu ana kadar).
Ve Nazan'dan dikkatini çevirmesine sebep olan esrarengiz kızı tasvirini yazarak, kitabın şekline bir örnek vermek isterim;
"Kız sol tarafta, üç dört sıra önde, başını öne eğmiş, kımıldamadan oturuyordu. Yalnızdı, ama cümlenin içindeki yabancı dildeki bir sözcük kadar dikkat çekiciydi. (Çevresini saran sıradan yeşillikten farklı, egzotik bir çiçek). ... Yetişkinliğin eşiğinde olmanın belirsizlik anlamına geldiğini kanıtlamak istercesine, yaşı, bakılan açıya göre değişiyordu..."

Her gün dua ettiğim şeyleri, en derinimde ne kadar istediğimi sorguladım bugün. Bir yanım itiyor mu diye. Tatmin edici bir cevap bulamadım, sonuçta her şey ihtimal dahilinde.

Bir de yalnız başıma yaptığım şeylere ne kadar büyük bir tutkuyla bağlı olduğumu fark ettim yine yeni yeniden. Mecbur olduğum bir ortamda ama sevdiğim insanlarla berabersem mesela, zamanın nasıl geçtiğini değerlendirme ihtiyacı duyuyorum hep. Şu an burada zaman mı kaybediyorum sorusu hep aklımda. Gidip eve kitap mı okusam. Andan zevk almaya engel tabii.

Yıllar önce fal baktırmıştım birine, bana hayatında biri var senin dedi, evet dedim. Uzun boylu bir adam dedi. Yok dedim benim boylarımda, e sen de kısa sayılmazsın dedi. Budur başlığın hikmeti. Sual olunmasın :)

Daldan dala bütünlüksüz ama haysiyetli yazı nasıl olur ünitesine örnek yazı karşınızda!

2 yorum:

pisikopati dedi ki...

Mehmet Eroğlu birtanedir. Sen hele bir de Düş Kırgınları'nı oku da gör..

Bal Sultan dedi ki...

Elimdeki bitsin (ki bir kaç günü var en fazla) ikinci sıraya onu alıyorum Pisim :)