Blog Listem

27 Ekim 2011 Perşembe

Gidelim buralardan, dayanamıyorum

Ne garip bir ülkede yaşıyoruz. (Ben başka bir ülkede uzun süre yaşamadım, belki de hepsi eşit derecede gariptir, kim bilir.) Her şeyin hafızası kısa sürüyor, içinden geçenler için değil tabii, uzaktan izleyen bizler için. Tüm felaketler en fazla on gün gündemde kalıyor. Ülke veya insanlık tarihine oranla ne kadar kısa bir süre. Sonrasında dönem dönem hatırlanıyor bazı şeyler , tekrar bir sözü geçiyor , unutmadık , unutturmayacağız deniliyor ama sonra unutturuluyoruz. Sanırım yönetenlerin en ehil olduğu konu unutturmak. Ya da biz unutmaya meyilliyiz çoktan.

İlk ne zaman veya neden aklıma düştü gidip başka bir ülkede yaşama arzusu bilemiyorum. Belki temiz başlangıçlara olan aşkımdan , belki huzursuzluktan, belki de hiç bilmediğim dip köşe bir sebebin yansıması olarak... Sebep her ne olursa olsun, Avusturalya'ya yerleşmeyi bile enine boyuna düşünmüş biri yazıyor bu satırları. Ama gidip yerleşememiş. Köklerimi yanlış yere salmışım gibi bir his var içimde.

Ve alıp başımı gidesim var, açık denizlere, uzak dağlara, hiç olmadı uzak bir şehre yerleşesim var. Bu cümlenin verdiği his değil içimdeki, ne mutsuzluk, ne de yenilgi. Sadece yeni hayat sevdasındayım, kendime yeni bir hikaye yazmanın peşindeyim.

Uzak ne romantik kavram, ne tatlı düş. Ben bu düşün müptelası, sevdalısıyım, Milano'da bir caffe'de oturup, gülümseyerek kitap okumanın içimdeki tüm sızıları dindireceğine dair inanç her daim can veriyor bana.

Belki de bu 'gidelim buralardan, dayanamıyorum' halidir benim içimi hoplatan, belki uzak diyarlara varmak ve demir atmak değildir konu...

0 yorum: