Bugün öyle içim sıkkın ki anlatamam. PMS'in tek başına sebep olamayacağı bir sıkıntı bu. Ve ben en az 3 ayrı neden daha sayabilirim sıkılmama. Hepsinde de kendimi suçladığım şeyler var bu nedenlerin. Ben böyleyim, ve ne kadar uğraşırsam uğraşayım, kendi yaptıklarıma hiç canımın sıkılmayacağı bir ruh haline sahip olamıyorum. Canımı sıkacak şeyleri yapmamayı da beceremiyorum, kendi yaptıklarım canımın sıkılmasına sebep olduğunda, kendimi tartaklamamayı da. Bunun için söylenecek bir söz var ama blogumun ağzını bu kadar bozmaya içim elvermiyor.
Gelişme var aslında bende. Daha az yapıyorum canımı sıkacak şeyleri. Fazla içim dışımda olmak, düşünmeden konuşmak, yapmamam gerektiğini bile bile bir şeyleri yapmak, veya yapmam gerektiğini bile bile başka bir şeyleri ertelemek. Böyle böyle kendi canımı sıkıyorum. Sonra da niye bunları yaptım diye kendimi yiyorum. Ya yapma, ya da yaptım diye sıkılma değil mi ? Ders al, hatayı tekrarlama ve yoluna devam et. Bu ders dediğin şey kaç zamanda alınır, aynı hatalar kaç bin kere tekrarlanır bilemiyorum. Yolun yarısına geldim, hala devam ediyorum aynı şey olmaya.
Belki de kendimi olduğum gibi kabullenir ve bu davranış ve sözlerim yüzünden canımın sıkılmasını default olarak algılarsam hayatım kolaylaşabilir. Bulunan ilk çözüm hep en kolayı oluyor değil mi ?
Neyse, iç sıkıcı bir güne uygun, döne döne aynı şeyleri tekrarlayan iç sıkıcı bir yazı oldu. Ben ettim siz etmeyin diye ibret-i alem şeklinde durabilir blogda, sakıncası yok.
29 Şubat'ınız mubarek olsun!
0 yorum:
Yorum Gönder